Yabancılar için Türkçe


İstanbul’da yaşayıp çalışmaya başlayan yabancı bir kişinin, özellikle de yöneticilerin İngilizce yardımıyla Türkçe öğrenmesi oksimoron bir durum gibi görünse de kanımca kaçınılmaz bir gerekliliktir. Nedenini merak ediyorsanız lütfen okumaya devam edin.

Farkında olun ya da olmayın, ikinci bir dili öğretme yöntemleri arasında yıllardır süregelen bir çekişme söz konusudur.

Bununla beraber buna karşı çıkanlar ise ikinci bir dil öğrenenlerin öncelikle kendi dillerinde ya da bizim konumumuzda dünyada en çok kullanılan dil olan İngilizce ile öğrenime başlanılıp gerekli açıklamaların da yine bu dille yapılmasının daha uygun ve verimli olacağını savunmaktadırlar.

Ben de kişisel olarak ikinci görüşün kuvvetli bir savunucusuyum ve bunun için sağlam nedenlerimin var olduğunu düşünmekteyim. Öncelikle Türkçe; İngilizce ya da başka Batı Dillerini konuşanlar için çok farklı bir dil ailesinden geldiği için tamamen bambaşka ve çok farklı özellikleri olan bir dildir. Türkçenin bu bambaşkalığının belli başlı nedeni olan üç önemli özelliğini Türkçe Dili başlığı altındaki açıklamalarda okuyabilirsiniz.

İkinci olarak ise; Özel Türkçe derslerinde uygulandığı takdirde hem daldırma metodu (Immersion*) hem de İstanbul’da yaşayan bir yabancı yönetici için harcanan zaman çok önemli bir faktördür. Daldırma metodunun karakteristiğinde olan Ardışık, Toplam ve Kesintisiz olma gibi gereksinimlerden dolayı daha fazla zamana ihtiyaç duyulması, İstanbul gibi pahalı ve zamanın kıymetli olduğu bir şehirde yaşayan bir yabancı için şüphesiz bir takım zaman yönetimi ve bütçe problemleri yaratacaktır.

Sonuç olarak benim Özel Türkçe derslerim İngilizce anlatımıyla ve gerektiği yerde, ilerledikçe artan Türkçe (Konuşma, Okuma ve Yazma) pratiğinin yer aldığı bir programla gerçekleştirilmektedir.

*‘Immersion’* tabir edilen ve Türkçe ’ye daldırma ya da batırma olarak çevirebileceğimiz ve öğrencinin kendi dilinde hiç bir açıklamanın dahi yapılmayıp öğrenilen (ikinci dilde) yoğun bir şekilde bombardımana tutulduğu bu metot özellikle gençlere verilen eğitimlerde oldukça popülerdir. Bu programlar genelde yaşa göre 5 ila 21 yaş arasında daha çok uygulanmakta ve ardışık, katlanmış ve devamlı olması gereken programlardır. (Kaynak: Wikipedia)

Özel Dersler

İsteğiniz üzerine ihtiyacınız olan bir program müsait olacağınız ders sürelerine göre belirlenir. Dersler yine sizin isteyeceğiniz mekanlarda; ofis, ev ya da başka bir ortamda gerçekleştirilir. Geçmiş tecrübelerime dayanarak istenilen düzeyde bir öğrenim için haftada minimum 4 saat dersin yeterli olacağını söyleyebilirim. Çalışma saatlerim ise hafta arası günlere 08.00 – 20.00 arasındaki saat dilimleridir. Normalde hafta sonlarında ders olmamakta ancak gelen istekler üzerine özel durumlarda hafta sonları da ders yapılabilmektedir. Detaylı bilgi için lütfen danışınız.

Crash Courses/ Yoğun Kurs Programları

Bazen ilgili kişiler işine ve İstanbul’daki hayatına günlük gereksinimlerini karşılayacak derecede ve çabuk Türkçe öğrenerek başlamak açısından Crash Courses tabir edilen bir ya da iki haftalık yoğun kurslar isteyebilmektedir. Böyle durumlarda amaca göre haftada 5 ya da 6 gün, günde ise 3 ya da en fazla 4 saatlik bir ders programı düzenlenmekte ve öğrenciye günlük ödevler verilip, ertesi gün yeni konuya devam edebilmek için o günün akşamında öğrencinin ödevlerini tamamlaması beklenmektedir.

Müfredat

Müfredatımız genelde Türkçe ‘ye yeni başlayanlar için düzenlenmiş olup belli başlı gramer kalıplarıyla birlikte etkin ve mümkün olduğunca akıcı iletişim sağlamayı amaçlayan bir program olarak tasarlanmıştır. Bunun dışında ileri düzeyde Konuşma, Okuma ve Anlama ile Yazma programları da ihtiyaçlara göre uygulanmaktadır. İstendiğinde Müfredatın tüm konuları temin edilecektir.